Harem-i İbrahim Camii Vakfı Müdürü Mutez Ebu Suneyne, işgal altındaki Batı Şeria’nın güneyinde bulunan El Halil kentindeki İbrahim Camii’nde yaşanan son ihlallere ilişkin bilgi verdi. Ebu Suneyne, AA muhabirine yaptığı açıklamada, işgalcilerin cami avlusundaki çatı onarım çalışmaları bahanesiyle son 10 gündür müezzinin ezan okumasını engellediğini belirtti. İsrail’e ait iş makineleri ve çalışma ekiplerinin cami içinde…
Harem-i İbrahim Camii Vakfı Müdürü Mutez Ebu Suneyne, işgal altındaki Batı Şeria’nın güneyinde bulunan El Halil kentindeki İbrahim Camii’nde yaşanan son ihlallere ilişkin bilgi verdi. Ebu Suneyne, AA muhabirine yaptığı açıklamada, işgalcilerin cami avlusundaki çatı onarım çalışmaları bahanesiyle son 10 gündür müezzinin ezan okumasını engellediğini belirtti.
İsrail’e ait iş makineleri ve çalışma ekiplerinin cami içinde faaliyet gösterdiğini aktaran Ebu Suneyne, “İşgalci İsrail, Mescid-i İbrahim’in çatısına demir sütunlar ve çubuklar getirdi, bunları monte etmek için çalışıyor” dedi. Ebu Suneyne, bu faaliyetlerin, İsrail’in El Halil Belediyesinin Mescid-i İbrahim ve eski kenti kapsayan yetkilerini elinden alma kararının bir parçası olduğuna dikkat çekerek, “Harem-i İbrahim Camii tamamen İslami bir camidir, işgalci İsrail saldırı ve ihlaller yoluyla camiyi Yahudileştirmeye, üzerinde kendi kontrolünü dayatmaya ve haremin tarihi kimliği ile mevcut gerçekliğini değiştirmeye çalışıyor” diye konuştu.
İsrail makamları son olarak, El Halil Belediyesinin Mescid-i İbrahim’deki bazı işlerin yönetimi ve düzenlenmesine ilişkin yetkilerini alarak bunları Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ikamet ettiği Kiryat Arba yerleşim birimine bağlı sözde “Dini Meclis”e devretmişti. Filistinli taraflar, İsrail’in bu adımını reddettiklerini açıklayarak durumu Mescid-i İbrahim’in tarihi ve hukuki statüsüne yönelik bir saldırı olarak nitelendirmişti.
Mescid-i İbrahim, İsrail kontrolü altındaki El Halil kentinin eski şehir bölgesinde bulunmaktadır. Bu bölgede yaklaşık 1500 İsrail askeri tarafından korunan tahminen 400 Filistinli Müslüman ve İsrailli yerleşimciler yaşamaktadır. Mescid-i İbrahim Müdürü Mutez Ebu Suneyne, geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada, “Artan saldırılar ve ihlaller göz önüne alındığında, durum şu ki İsrail, Harem-i İbrahim Camii’ni bir sinagoga dönüştürmeye çalışıyor” uyarısında bulunmuştu.
El Halil ve Harem-i İbrahim Camii’ne yönelik atılan adımlar, İsrail’in 1994 yılında gerçekleşen ve 29 Filistinli Müslüman’ın hayatını kaybettiği bir katliamın ardından Harem-i İbrahim Camii’ni yüzde 63’ü Yahudilere, yüzde 37’si Müslümanlara ait şekilde fiilen böldüğünü hatırlatmaktadır. 1997 tarihli El Halil Protokolü uyarınca Harem-i İbrahim Camii’nin teknik ve hizmet alanlarındaki yönetimi El Halil Belediyesi, Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı ile El Halil İmar Komitesi tarafından yürütülmekteydi. Ancak İsrail ordusuna bağlı Sivil İdare Yüksek Planlama Konseyi, Ocak 2026’da Harem-i İbrahim Camii’ne ilişkin planlama yetkilerini El Halil Belediyesinden almıştı.
İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, 16 Haziran 2026’da El Halil kentinin idari ve güvenlik yapısına ilişkin “El Halil Anlaşması’nı” feshettiklerini duyurmuştu. Smotrich, konuşmasında, “Oslo Anlaşmaları’nın en saçma protokollerinden biri yıllardır yürürlükteydi. Bu protokol uyarınca Yahudi topluluğuna ve kutsal mekanlara ilişkin yetkiler El Halil Belediyesine bağlıydı. Dün buna bir son verdik” ifadelerini kullanmıştı. Filistin yönetimi ile İsrail arasında imzalanan 1997 tarihli El Halil Anlaşması, kenti “H1” ve “H2” olmak üzere iki bölgeye ayırmıştı. Buna göre H1 bölgesinde güvenlik ve idare Filistin yönetimine verilirken, H2 bölgesinde yaklaşık 500 İsrailli ve 30 binden fazla Filistinli yaşamasına rağmen güvenlik İsrail ordusunun sorumluluğuna bırakılmıştı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]