Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu: 'En kısa zamanda enflasyonda kalıcı bir düşüşü sağlayacağız'

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin Temmuz ayı olağan toplantısı, 'Reel Kesimi Destekleyen Nitelikli Finansman Politikalarının Üretim ve İhracat Açısından Önemi' ana gündemi ile gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda açıklamalarda bulunan TCMB Başkanı Kavcıoğlu, Türkiye'nin pandemi döneminde iktisadi faaliyet açısından diğer ülkelere kıyasla oldukça başarılı ve güçlü bir performans gösterdiğini söyledi. Kavcıoğlu, söz konusu dönemde birçok ülkede iktisadi faaliyetlerin gerilediğinin altını çizerek, ilerleyen süreçte hızla normalleşen Türkiye ekonomisinin yüksek oranda büyüyen ekonomiler arasında en üst sıralarda yer aldığına dikkat çekti. "İkinci çeyreğe ilişkin beklentimiz, büyümenin bu orana yakın olarak gerçekleşeceği yönündedir"Kavcıoğlu, "Bu çerçevede ekonomimiz 2021 yılında yüzde 11 oranında büyüyerek diğer ülkelere kıyasla oldukça güçlü bir performans sergilenmiştir. 2022 yılının ilk çeyreğinde Rusya ve Ukrayna arasında başlayan çatışma, olumsuz yönlü arz şoklarının etkilerinin de ağırlaşması belirsizliklerin artmasına neden olmuştur. Bununla birlikte yurtiçi iktisadi faaliyet negatif arz şoklarına rağmen sürdürülebilir bir yapıda ve kesintisiz bir şekilde güçlü seyrini sürdürmüştür. Bu çerçevede 2022 yılının ilk çeyreğinde yıllık büyüme oranı yüzde 7,3 olarak gerçekleşmiştir. İkinci çeyreğe ilişkin beklentimiz de büyümenin bu orana yakın olarak gerçekleşeceği yönündedir" ifadelerini kullandı. Söz konusu güçlü büyümede net ihracat ve makine teçhizat yatırımlarının payının oldukça dikkat çekici düzeyde olduğunu aktaran Kavcıoğlu, "Harcamalar tarafından bakıldığında net ihracatın büyümeye son 5 çeyrek boyunca arka arkaya pozitif katkı sağladığı görülmektedir. Makine teçhizat yatırımlarının da pandemi sonrası dönemde büyümeye aralıksız olarak pozitif yönde katkı verdiği gözlemlenmektedir. Üretim tarafında ise hizmet ve sanayi sektörleri büyümeye devam etmektedir. Makine teçhizat yatırımlarının sağlıklı ve sürdürebilir bir çerçevede devam ettiğini de izlemekteyiz. Üretim kapasitesini destekleyen yatırımlar özellikle sanayi üretiminin öncüsü olan makine teçhizat yatırımları istikrarlı ve güçlü bir büyümeyi işaret etmektedir" şeklinde konuştu. Kavcıoğlu, Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve istihdamı artırmaya odaklı güçlü ve sürdürülebilir büyüme performansının destekleyici bileşenleri olan makine teçhizat yatırımlarının ve net ihracatın milli gelirden aldığı payın da istikrarlı bir şekilde yükseldiğini belirterek, "2022 yılının ilk çeyreği itibariyle her iki bileşenin milli gelir içerisindeki toplam payı yüzde 18 ile tarihsel olarak en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Makine teçhizat yatırımlarının istikrarlı bir şekilde artması ekonomimizin arz kapasitesini büyüterek kalıcı fiyat istikrarına katkı sağlayacağı yönündedir" dedi. Kavcıoğlu, Türkiye ekonomisinin büyürken eş zamanlı olarak cari fazla verir hale gelmesi, büyüme ve fiyat istikrarının sürdürülebilir ve kalıcı olarak tesis edilmesini sağlayacağını aktardı. Kavcıoğlu, yüksek enflasyonun temel belirleyicilerinin güçlü ve sürekli arz şokları, döviz kuru gelişmeleri ve bunların etkisiyle bozulan fiyatlama davranışları olduğunun altını çizerek, "Almakta olduğumuz kararlarla en kısa zamanda enflasyonda kalıcı bir düşüşü sağlamayı amaçlamaktayız" ifadelerini kullandı. "ÖZEL BANKALARDAN YÜZDE 22 ÜZERİ FAİZLE KREDİ ALMAYIN"Kavcıoğlu, "Kamu bankaları ortalama yüzde 15,8 faizle 500 milyar TL kredi verdi. Özel bankalardan yüzde 20-22 üzeri faizle kredi almayın. Hiç bir banka yüzde 40 ile para veremez" dedi. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarına arz yönlü desteğin devamı için gerekli olan yatırım ihtiyacının ulaşılabilir, uzun vadeli ve düşük maliyetli Türk Lirası finansman ile karşılanması önem arz ettiğini belirten Kavcıoğlu, "Merkez Bankası olarak tanımış olduğumuz reeskont kredisi imkanı ile son 5 yılda ihracatçı firmalara 106 milyar dolar finansman sağlanmıştır. Kullandırılan reeskont kredisi maliyetleri piyasa faizlerinin çok altında olup firmaların finansman giderlerinin makul seviyelerde seyretmesine katkı sağlamaktadır. Merkez Bankası tarafından reeskont kredisi kullanan firmalara 2017 yılından itibaren uygun faiz koşullarının sunulmasıyla yıllık ortalama 250 milyon dolara ulaşan maliyet avantajı sağlanmıştır. Hedefli kredi politikamızda kaynakların yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı artıracak yönde ve uygun şartlarda sağlanması temel ilkemizdir. Bu nedenle, krediye erişimin tabana yayılmasını ve sanayicilerimizin krediye kolayca erişmesini son derece önemsiyoruz" açıklamalarında bulundu. İSO olarak ekonomide yatırımların, ihracatın, istihdamın artması bağlamında en çok önemsedikleri başlıkların fiyat istikrarı ve finansal istikrarın önemi ve korunması olduğunu vurgulayan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise “Biz enflasyonun geçm

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu: 'En kısa zamanda enflasyonda kalıcı bir düşüşü sağlayacağız'

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin Temmuz ayı olağan toplantısı, 'Reel Kesimi Destekleyen Nitelikli Finansman Politikalarının Üretim ve İhracat Açısından Önemi' ana gündemi ile gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Toplantıda açıklamalarda bulunan TCMB Başkanı Kavcıoğlu, Türkiye'nin pandemi döneminde iktisadi faaliyet açısından diğer ülkelere kıyasla oldukça başarılı ve güçlü bir performans gösterdiğini söyledi. Kavcıoğlu, söz konusu dönemde birçok ülkede iktisadi faaliyetlerin gerilediğinin altını çizerek, ilerleyen süreçte hızla normalleşen Türkiye ekonomisinin yüksek oranda büyüyen ekonomiler arasında en üst sıralarda yer aldığına dikkat çekti.

"İkinci çeyreğe ilişkin beklentimiz, büyümenin bu orana yakın olarak gerçekleşeceği yönündedir"
Kavcıoğlu, "Bu çerçevede ekonomimiz 2021 yılında yüzde 11 oranında büyüyerek diğer ülkelere kıyasla oldukça güçlü bir performans sergilenmiştir. 2022 yılının ilk çeyreğinde Rusya ve Ukrayna arasında başlayan çatışma, olumsuz yönlü arz şoklarının etkilerinin de ağırlaşması belirsizliklerin artmasına neden olmuştur. Bununla birlikte yurtiçi iktisadi faaliyet negatif arz şoklarına rağmen sürdürülebilir bir yapıda ve kesintisiz bir şekilde güçlü seyrini sürdürmüştür. Bu çerçevede 2022 yılının ilk çeyreğinde yıllık büyüme oranı yüzde 7,3 olarak gerçekleşmiştir. İkinci çeyreğe ilişkin beklentimiz de büyümenin bu orana yakın olarak gerçekleşeceği yönündedir" ifadelerini kullandı.

Söz konusu güçlü büyümede net ihracat ve makine teçhizat yatırımlarının payının oldukça dikkat çekici düzeyde olduğunu aktaran Kavcıoğlu, "Harcamalar tarafından bakıldığında net ihracatın büyümeye son 5 çeyrek boyunca arka arkaya pozitif katkı sağladığı görülmektedir. Makine teçhizat yatırımlarının da pandemi sonrası dönemde büyümeye aralıksız olarak pozitif yönde katkı verdiği gözlemlenmektedir. Üretim tarafında ise hizmet ve sanayi sektörleri büyümeye devam etmektedir. Makine teçhizat yatırımlarının sağlıklı ve sürdürebilir bir çerçevede devam ettiğini de izlemekteyiz. Üretim kapasitesini destekleyen yatırımlar özellikle sanayi üretiminin öncüsü olan makine teçhizat yatırımları istikrarlı ve güçlü bir büyümeyi işaret etmektedir" şeklinde konuştu.

Kavcıoğlu, Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve istihdamı artırmaya odaklı güçlü ve sürdürülebilir büyüme performansının destekleyici bileşenleri olan makine teçhizat yatırımlarının ve net ihracatın milli gelirden aldığı payın da istikrarlı bir şekilde yükseldiğini belirterek, "2022 yılının ilk çeyreği itibariyle her iki bileşenin milli gelir içerisindeki toplam payı yüzde 18 ile tarihsel olarak en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Makine teçhizat yatırımlarının istikrarlı bir şekilde artması ekonomimizin arz kapasitesini büyüterek kalıcı fiyat istikrarına katkı sağlayacağı yönündedir" dedi.

Kavcıoğlu, Türkiye ekonomisinin büyürken eş zamanlı olarak cari fazla verir hale gelmesi, büyüme ve fiyat istikrarının sürdürülebilir ve kalıcı olarak tesis edilmesini sağlayacağını aktardı.

Kavcıoğlu, yüksek enflasyonun temel belirleyicilerinin güçlü ve sürekli arz şokları, döviz kuru gelişmeleri ve bunların etkisiyle bozulan fiyatlama davranışları olduğunun altını çizerek, "Almakta olduğumuz kararlarla en kısa zamanda enflasyonda kalıcı bir düşüşü sağlamayı amaçlamaktayız" ifadelerini kullandı.

"ÖZEL BANKALARDAN YÜZDE 22 ÜZERİ FAİZLE KREDİ ALMAYIN"

Kavcıoğlu, "Kamu bankaları ortalama yüzde 15,8 faizle 500 milyar TL kredi verdi. Özel bankalardan yüzde 20-22 üzeri faizle kredi almayın. Hiç bir banka yüzde 40 ile para veremez" dedi.

Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarına arz yönlü desteğin devamı için gerekli olan yatırım ihtiyacının ulaşılabilir, uzun vadeli ve düşük maliyetli Türk Lirası finansman ile karşılanması önem arz ettiğini belirten Kavcıoğlu, "Merkez Bankası olarak tanımış olduğumuz reeskont kredisi imkanı ile son 5 yılda ihracatçı firmalara 106 milyar dolar finansman sağlanmıştır. Kullandırılan reeskont kredisi maliyetleri piyasa faizlerinin çok altında olup firmaların finansman giderlerinin makul seviyelerde seyretmesine katkı sağlamaktadır. Merkez Bankası tarafından reeskont kredisi kullanan firmalara 2017 yılından itibaren uygun faiz koşullarının sunulmasıyla yıllık ortalama 250 milyon dolara ulaşan maliyet avantajı sağlanmıştır. Hedefli kredi politikamızda kaynakların yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı artıracak yönde ve uygun şartlarda sağlanması temel ilkemizdir. Bu nedenle, krediye erişimin tabana yayılmasını ve sanayicilerimizin krediye kolayca erişmesini son derece önemsiyoruz" açıklamalarında bulundu.

İSO olarak ekonomide yatırımların, ihracatın, istihdamın artması bağlamında en çok önemsedikleri başlıkların fiyat istikrarı ve finansal istikrarın önemi ve korunması olduğunu vurgulayan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise “Biz enflasyonun geçmişte olduğu gibi bugün de ne sanayicilerimize ne de diğer ekonomik aktörlere menfaat sağlayacağına inanmıyoruz. Sanayicilerimizin temel görevi olan sürdürülebilir yatırımları hayata geçirmenin, iş ve aş üretmenin, ihracat potansiyelini artırmanın ancak ve ancak enflasyonun ve beklentilerin kontrol altına alınmasıyla mümkün olduğunu düşünüyoruz" dedi.