Hama: Su Değirmenlerinin Anası Suriye topraklarında bulunan Hama şehri, Lübnan’da doğup Suriye’ye geçen Asi Nehri’nin ikiye böldüğü bir şehirdir. Nehir etrafındaki meyve bahçeleri ve sık sık görülen su değirmenleri şehrin simgesi haline gelmiştir. Bu su değirmenleri, meyve bahçelerini sulamak için yapılmış ve yıllar içinde kentin en önemli kültürel mirası halini almıştır. Hama’nın Tarihi Milattan Önce…
Suriye topraklarında bulunan Hama şehri, Lübnan’da doğup Suriye’ye geçen Asi Nehri’nin ikiye böldüğü bir şehirdir. Nehir etrafındaki meyve bahçeleri ve sık sık görülen su değirmenleri şehrin simgesi haline gelmiştir. Bu su değirmenleri, meyve bahçelerini sulamak için yapılmış ve yıllar içinde kentin en önemli kültürel mirası halini almıştır.
Milattan Önce Aramiler döneminde rastlanan Hama, daha sonra Asurlular, Persler, Makedonlar ve Yunan krallıkları tarafından yönetilmiştir. 7. yüzyılda Müslümanlar tarafından fethedilen kent, 1108’de Haçlıların işgaline uğramıştır. 1115’te yaşanan bir deprem sonrasında şehir yerle bir olmuş ve Eyyubiler, Memlükler ve Osmanlılar döneminde farklı zamanlarda hakimiyet altına girmiştir.
1982 yılında Hafız Esad’ın kardeşi Rıfat Esad komutasındaki özel kuvvetler tarafından gerçekleştirilen Hama Katliamı, binlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve yüz binlercesinin şehri terk etmesine neden olmuştur. Bu acı olayın ardından Hama uzun yıllar boyunca rejim ile mücadele eden muhaliflerin kontrolünde olmuştur.
2011 yılından bu yana Esed rejimi güçlerinin elinden alınan Hama, stratejik bir konuma sahip bir şehirdir. Halep’in ardından kontrol edilen Hama, muhaliflerin nüfuzunu genişletmesine olanak tanımaktadır. Bu durum, rejim ile muhalifler arasındaki dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahiptir.
Hama’nın kontrolü, sadece siyasi alanda değil, sahada da muhaliflere büyük avantaj sağlamaktadır. Uzmanlar, Hama’nın ele geçirilmesinin rejimin diğer stratejik bölgelere saldırısını zorlaştıracağını ve muhaliflerin nüfuzunu genişleteceğini belirtmektedir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]